SÜZME BAL 5 KG FİYATI

SÜZME BAL 5 KG FİYATI

Normal Fiyat : 300,00 TL

Özel Fiyat: 250,00 TL

Bu ürünü ilk yorumlayan siz olun

VEYA

Açıklama

Bingöl Arıcılar Birliği Güvencesi İle % 100 Doğal Bingöl Süzme Yayla Balı

ÖNEMLİ UYARI:
Vitamin, besin ve enerji değerleriyle bal, yetişkinler için olduğu kadar çocuklar için de önemli bir gıdadır. İçeriğindeki vitamin, mineral, enzim ve aminoasitler çocukların bedensel gelişimine önemli ölçüde katkı sağlar, enerji ihtiyaçlarını karşılar ve vücut dirençlerini artırır. Ancak balın 1 yaşından küçük çocuklara yedirilmemesi önerilir. Bunun nedeni; Clostridium Botulinum isimli bakterinin balda gelişememesine rağmen, spor formunda bulunma ihtimalidir. Birçok gıdada olduğu gibi balda da bulunabilen bu sporlar, 1 yaşından büyüklerin gelişmiş bağışıklık ve sindirim sisteminden dolayı problem teşkil etmez.
SÜZME BAL 5 KG FİYATISÜZME BAL 5 KG FİYATI

Diğer Resimler

  • SÜZME BAL 5 KG FİYATI
  • SÜZME BAL 5 KG FİYATI
  • SÜZME BAL 5 KG FİYATI
  • SÜZME BAL 5 KG FİYATI
  • SÜZME BAL 5 KG FİYATI
  • SÜZME BAL 5 KG FİYATI
  • SÜZME BAL 5 KG FİYATI
  • SÜZME BAL 5 KG FİYATI
  • SÜZME BAL 5 KG FİYATI
  • SÜZME BAL 5 KG FİYATI

Detaylar

BALIN TARİHÇESİ: Bal, etkileyici görünümü, doğanın izlerini taşıyan lezzeti ve besleyici içeriği ile insanlık tarihinde çok önemli bir yere sahiptir. Yaklaşık on bin yıl öncesine dayanan Cilalı Taş döneminden bu yana balın insan yaşamının ve ekonomisinin önemli bir parçası olduğu bilinmektedir. İspanya’nın Valencia’nın Bölgesi’nde bir mağarada bulunan İsa’dan önce 6 bin yılına ait bir duvar resminde, bal yapan arılar ve o balı toplayan bir insanın resmedilmiş olması balın tarihçesinin ne kadar eskilere dayandığının kanıtıdır. Balın insanların ilk besin kaynaklarından biri olduğu söylenebilir. Bozulmayan yapısı nedeniyle çok değerli bir besin olarak yüzyıllar boyu insanlık için fayda kaynağı olan bal mucizesi, farklı dinler tarafından da önemsenmiş ve kutsal kabul edilmiştir. Hz. Muhammed’in (S.A.V) balın bin derde deva olduğunu ve sofradan bal yemeden kalkılmaması gerektiği ile ilgili hadisler bulunmaktadır. Tevrat’ta balın adı tam 54 kez geçmekte, Kral Süleyman’ın “Bal yiyin, çünkü iyidir.” sözü de kutsal kitapta kendine yer bulmaktadır. İncil’de ise Hz. İsa’nın çarmıha gerilip öldürülmesinin ardından yeniden dirildikten sonra ona verilen yiyeceklerin arasında bal da olduğu yazar. Antik Çin'de Bal Hindistan gibi diğer bir büyük Asya medeniyeti olan ve bugün olduğu gibi geçmişte de kalabalık bir nüfusa sahip olan Çin Kültürü’nde de bal işlenmiştir. İsa’dan önce altıncı yüzyılda yazılmış ve Çin teolojisinde önemli yeri olan Shi Jing’in İlahiler Kitabı’nda baldan bahsedilmektedir. Bununla birlikte Antik Çin Tıbbı’na göre; bal, beş temel elementten biri olan toprağın temel parçalarından biridir ve insan vücudunun karın ve dalak bölgesine etki etmektedir Antik Hindistan'da Bal Batı kültürlerine en çok etki eden çeşitli dini ve felsefi görüşlerin kaynağı olan Hindu dinlerinde bal, kutsal görülmüş ve kutsal kitaplarda ismi zikredilmiştir. Bilinen ilk kutsal kitaplardan biri olan Rig-Veda’daki ilahilerden biri de bal ile ilgilidir. Aşağıdaki ilahi, balın Hint kültüründe ne kadar önemli bir yere sahip olduğunun bir göstergesidir: Bütün rüzgarlar bal damlatsın Bütün nehir ve akıntılar balı yeniden yaratsın Bütün ilaçlarımız bala dönüşsün Şafak vakti ve gece bal ile dolsun Karanlığın parçaları bala bulansın Şifa kaynağımız, şu yukarıdaki gökyüzü, balla dolsun. Ağaçlarımız baldan olsun Güneş baldan olsun İneklerimizden bal sağılsın. Antik Mısır'da Bal Matematik, tıp, mimari ve astronomi gibi konularda büyük birikime sahip olan Antik Mısır medeniyetinde de bal önemli bir besindir. Birçok duvar yazısında bal resmedilmiş ve döneme ait çeşitli kalıntılarda bal tarif edilmiş, anlatılmıştır. İsa’dan önce 1550 yılında yazılmış Eber’ e ait bir papirüste bal içeren tam 147 adet reçete tarifi bulunmaktadır. Diğer medeniyetlerde olduğu gibi Mısır medeniyetinde de bal; tatlandırıcı özelliğinin yanı sıra tıbbi amaçlarla da kullanılmıştır. Antik Yunan'da Bal Arı; Antik Yunan mitolojisine göre tanrı Artemis’in sembolüydü. Arının Artemis’i sembolize eden çizimi o dönem kullanılan madeni paraların üzerinde de yer almaktadır. Antik Yunan filozoflarından Aristoteles, balın yapısını kitaplarında açıklamıştır. Bununla birlikte günümüzde doktorların adıyla yemin ettiği Hipokrat da yazdığı kitapta balın ülseri temizlediği ve yaraların üzerine bal sürülmesinin faydalı olduğunu anlatmıştır. Yaşamı boyunca birçok ülkeyi fetheden Büyük İskender ise ölümünden sonra bal ile dolu bir tabutun içinde mumyalanmıştır. Antik Roma'da Bal Antik Roma döneminde yaşayan birçok yazar, balı ve balın nasıl yapıldığını eserlerinde anlatmıştır. Bal, Roma ekonomisinin önemli bir parçasıydı, hatta para değişimlerinde altının yerine zaman zaman bal kullanılmıştır. Epicus isimli bir "Romalı gurme", yarısından çoğu ballı yemek tarifleri içeren bir yemek kitabı serisi yazmıştır. Osmanlı'da Bal Lebinden dillere derman erer kim Asel müminlerin oldu şifası* (*Dudaklarından gönüllere derman ulaşır, Balın müminlere şifa olması gibi.) Osmanlı İmparatorluğu’ nun toplumsal hayatı ve edebiyatında bal önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle Mevlevi kültüründe bal hemen her yerde kullanılmakta; hem tatlandırıcı, hem ilaç hem macun olarak tüketilmektedir. Sünnet olan çocuklar çok ağladığında ağızlarına bir parmak bal sürülerek susturulurlardı. “Ağzına bir parmak bal çalmak” deyimi buradan gelmektedir. Pek çok divan edebiyatı ve halk şairi bal kelimesini, kelimeler sofrasında başköşeye koymuş, atasözlerinde “lezzetli nesne” olarak bala yer vermiştir. Osmanlı Sarayı’ nda da bal önemli bir tüketim malzemesi olarak kullanılmıştır. Bal, hem bir tatlandırıcı olarak helvanın, macunun ve içeceklerin içerisinde hem de sade olarak tüketilmiştir. Osmanlı’da şekerin erken dönemden beri şeker kullanılmasına rağmen bal ona karşı yerini korumuştur. Sarayda 15. ve 17. yüzyıllar arasındaki döneme ait kayıtlar; her yıl 14 ila 65 ton arasında bal tüketildiğini ortaya koymaktadır. II. Mehmet (Fatih Sultan Mehmet) döneminde Fatih Külliyesi misafirhanesine gelen misafirlere her saat 150 dirhem bal hediye edilirdi. Osmanlı Mutfağı’ndan Esintiler Helva-i Hakani Osmanlı Saray Mutfağı’ nda 15. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar yapılan bu helvanın ismi, “Helvaların Hakanı“ veya “Hakanlara lâyık helva” anlamına gelmektedir. Özelliği ballı, şerbetli ve kaymaklı olmasıdır. Aşağıdaki tarif, Marianna Yerasimos’ un “500 Yıllık Osmanlı Mutfağı” adlı kitabından alınmıştır. Malzemeler: Helvası için: ½ su bardağı un (75 gr) ½ su bardağı buğday nişastası (50 gr) ½ su bardağı pirinç unu (60 gr) 125 gr tereyağı Şerbeti için: 300 gr bal veya 2 su bardağı şeker 125 gr çiğ badem 150 gr kaymak 3 su bardağı süt Yapılışı: Bademler sıcak suda biraz bekletilip kabukları soyulur. Birkaç badem süs için ayrılır, gerisi havanda iyice dövülür. Derin bir kapta, üç çeşit un iyice karıştırılır. Şerbeti için süt kaynatılıp bal eklenir. Bir kenarda sıcak tutulur. Isıtılmış tereyağında üç çeşit un biraz kavrulur. Tencere tekrar ateşe oturtulur ve bu ”çamur kitlesi”karışım tahta kaşıkla karıştırılmaya başlanır. Bademler eklenir ve karışım koyulaşana kadar, kısık ateşte, yaklaşık 30 dakika kavurmaya devam edilir. Unların ve bademlerin rengi dönünce, ateş iyice kısılır ve ballı ya da şekerli şerbet, helvaya tahta kaşıkla kuvvetlice çevirmek sureti ile yedirilir. Bu işlem helva sütü çekene ve tencereye yapışmış olan helva kendini bırakana kadar devam eder. Helva, çok kısık ateşte, 10-15 dakika demlenmeye bırakılır. Ocağın altı kapatılır. Helva bulgur görünümüne gelene kadar tekrar iyice karıştırılır. Kaymak parçalanarak henüz sıcak olan helvanın üzerine yerleştirilir. Helva bir kez daha altüst edilir ve servis tabağına boşaltılır. Helva soyulmuş bademlerle süslenir. Arzuya göre gülsuyu, çiçek suyu veya tarçın serpiştirilerek servise sunulur. İsteğe göre, kaymak, helvaya katılmayıp, servis esnasında yanında da ikram edilebilir. Terkib-i Çeşidiyye Malzemeler (Altı kişi için) 600 gr. kKemikli kuzu eti (8 parçaya bölünmüş) 150 gr. yYağlı kuzu kıyması 100 gr. Kuru kuru kayısı 100 gr. Kuru kuru erik 80 gr. Tatlı tatlı badem 2 tane orta boy sert ve sulu elma 5 kaşık nar ekşisi 2 kaşık bal 1 bardak su 1 tatlı kaşığı nişasta 1 mercimek tanesi kadar misk 1 kahve fincanı gülsuyu Arzu edilen miktarda tuz Yapılışı Bir kasede; 1 bardak ılık su, 2 kaşık bal ve 5 kaşık nar ekşisi,ni iyice eriyinceye kadar karıştırılır. Et yıkanır, tencereye konur, kapağı kapatılır. Kısık ateşte suyunu ve yağını salması beklenir. Suyunu saldıktan sonra kapak açılır ve kendi yağında hafifçe kavrulur. Kavrulmuş etlere, hazırlanan tatlı-ekşi karışımı ve biraz tuz eklenir. Kapağı kapatılır, ateşi iyice kısılır ve 35-40 dakika pişirilir. Su azalırsa biraz sıcak su eklenebilir. Kıyma tuzlanır, yoğrulur ve küçük köfteler hazırlanır. Bademler sıcak suya konur, 30 dakika bekletilip kabukları soyulur ve ikiye ayrılır. Kuru eriklerin çekirdekleri ayıklanyıp ikiye bölünür. Etler yumuşamaya başlayınca tencereye önce köfte ve bademler, 15 dakika sonra da kayısı ve erikler eklenir. Tuzu kontrol edilir ve ağır ağır 20-25 dakika pişirilir. Kayısılar yumuşayınca elmalar soyulur, yarım ay biçiminde orta kalınlıkta dilimler doğranıp yemeğe katılır. Elmalar etlerin üstünde kalırsa dağılmaz. Kapak kapatılır ve çok hafif ateşte, arada bir suyu kontrol edilerek, etler ve meyveler yumuşacık olana dek yaklaşık 20 dakika daha pişirilir. Ateşten almadan önce, yemeğin suyunu koyulaştırmak için bir kaşık nişasta, biraz gülsuyu ile eritilip tencereye dökülür. Bir taşım kaynatılır ve ateşi söndürülür. Toplu iğne başı kadar bir misk parçası, geri kalan gülsuyunda eritilip yemeğe katılır. Meyveler zedelenmeden yemek karıştırılır ve servis tabağına alınır. Sirkencubin - Mevlevi dergahından bir tat, bir nefes İçeceğin ismi Farsça’daki “serke” (sirke) ve “angabin” (bal) kelimelerinin birleşmesinden gelir. Sirke, bal ve suyun karıştırılmasıyla elde edilir. Sirkencubin özellikle Mevlevi dergahlarında tüketilen bir içecektir. Mevlana’yı anma törenlerinde de konuklara ikram edilir. Malzemeler: 4 tatlı kaşığı bal 4 tatlı kaşığı üzüm sirkesi 4 su bardağı su Yapılışı: Sirke, bal ve su aynı yerde karıştırılır.

Ürün Etiketleri

Etiketleri ayırmak için boşluk kullanın. Kelime gruplarını tekli tırmak (') arasına yazarak gönderin